Ummet Travel olarak sıkça şu soruyla karşılaşıyoruz: “Umre programlarınızın diğerlerinden farkı nedir?”
Bizim için cevap çok nettir.
Umre, sadece Kâbe’yi görmek, belirli ibadetleri yerine getirmek ya da kutsal mekânları gezmek değildir. Bunlar elbette çok kıymetlidir. Ancak asıl mesele, o topraklarda yaşamış olan Allah Resûlü’nü (s.a.v.) tanımak, onun şahsiyetini anlamak ve onunla kalpten bir bağ kurabilmektir.
Nasıl ki siyeri sadece tarih ezberlemek olarak göremiyorsak, umreyi de sadece bir yolculuk olarak göremeyiz.
Birçok insan Efendimiz’in (s.a.v.) hangi yılda doğduğunu, kaç yıl Mekke’de ve Medine’de yaşadığını, hangi gazvelere katıldığını bilir. Bu bilgiler önemlidir. Fakat bunlar tek başına siyer değildir.
Çünkü siyerin özü, tarih değil; şahsiyettir.
Efendimiz’in (s.a.v.) merhameti, tevazusu, sabrı, teslimiyeti, kulluğu, aile hayatı, dostluğu, ticareti ve insanlığa örnek olan ahlâkıdır. İşte insanı dönüştüren de bu örnekliktir.
Biz Ummet Travel olarak umre programlarımızı tam da bu anlayış üzerine inşa ediyoruz.
Bizim hedefimiz misafirlerimizi sadece Mekke ve Medine’ye ulaştırmak değildir. Asıl hedefimiz, onları Allah Resûlü’nün (s.a.v.) yürüdüğü sokaklarla, secde ettiği mekânlarla, dua ettiği dağlarla ve İslam medeniyetinin doğduğu atmosferle buluşturmaktır.
Çünkü bir insan, Hira’yı sadece bir dağ olarak görürse çok şey kaçırır.
Sevr’i sadece bir mağara olarak görürse hakikatin yalnızca taşlarını görmüş olur.
Dârü’l-Erkam’ı sadece eski bir ev olarak tanırsa, orada yetişen neslin dünyayı nasıl değiştirdiğini anlayamaz.
İşte bu yüzden programlarımızda siyer anlatımları, tarihî bilgilerden çok daha öte bir anlam taşır. Her durakta şu soruyu sormaya çalışırız:
“Allah Resûlü (s.a.v.) burada bize ne öğretiyor?”
Çünkü biz inanıyoruz ki gerçek umre, dönüş biletinin kesildiği gün bitmez.
Gerçek umre, insanın hayatına döndüğünde başlar.
Eğer Mekke’den daha fazla tevazu ile, Medine’den daha fazla edep ile, Allah Resûlü’nü (s.a.v.) daha çok seven bir kalple dönebiliyorsak; işte o zaman umre gerçek manasına ulaşmıştır.
Ummet Travel olarak gayemiz de tam olarak budur.
Misafirlerimizi yalnızca kutsal beldelere götürmek değil; onları Nebevî bakış açısıyla buluşturmak, siyeri yaşayan bir rehbere dönüştürmek ve umreyi ömür boyu devam edecek bir değişimin başlangıcı hâline getirmektir.
Çünkü bizim için umre, bir seyahat değil; Allah Resûlü’nün (s.a.v.) izinde yeniden yürümeye başlamaktır.